SARI YÜZ - R.F.KUANG

“Deniz kabuğu toplar gibi topluyordu gerçek anlatıları, onları cilalıyor, sonra keskin ve parlak halleriyle, dehşete düşmüş, kendinden geçmiş okurlara sunuyordu.” Ve o, baldan tatlı intikam duygusu! İnsana, yaşadığı acıya rağmen yola devam etme motivasyonu veren en güçlü zehir! “Siktir, söyleyeyim gitsin işte: Athena’nın dosyasını almak tazminatımı almak gibiydi, onun benden aldıklarının karşılığı gibi.” Bu bağlamda, sadece ahlaki değil psikolojik bir sorgulamaya da girişiyor okur. Kıskançlığın, her insanın hayatının bir noktasında yaşamış olduğu bir duygu olması bir yana, “nereden bakıldığına göre meşru görünebilme olasılığı” ürkütüyor insanı. İnsan zihni bu kadar karmaşık iken, ahlaki değerleri düz bir zemine oturtmak mümkün mü gerçekten?

Devamını Okuyun  

SEVGİLİ- MARGUERITE DURAS

Büyümektir ilk sevgili. Bütün dünyaya karşı gelme gücüdür. İnsanı dört duvar arasından çıkarıp gerçek dünyayla ve gerçek benliğiyle tanıştırandır. Özgürlüğe giden yolun başıdır ilk sevgili. Ve masumiyetin ilk katili. Marguerite Duras, kendi yaşamından alıntılar içeren romanında, yaşamının mihenk taşı olan ilk sevgiliyi, uzun bir iç diyalog tadında bizlerle paylaşıyor. Belki de yetmiş yaşına kadar aile fertleri hakkında açık açık yaz(a)madıktan sonra, son bir gayretle zehrini akıtıp huzura erme çabası onunki. Kafasının içinde dolaşıp duran ve hiç susmayan iç sesini susturmaya çalışıyor belki. Bir nevi ‘cin çıkarma’ eylemi denebilir pekala; zaten yazmak başlı başına bir ‘cin çıkarma’ eylemi değil midir?

Devamını Okuyun