Büyümektir ilk sevgili. Bütün dünyaya karşı gelme gücüdür. İnsanı dört duvar arasından çıkarıp gerçek dünyayla ve gerçek benliğiyle tanıştırandır. Özgürlüğe giden yolun başıdır ilk sevgili. Ve masumiyetin ilk katili. Marguerite Duras, kendi yaşamından alıntılar içeren romanında, yaşamının mihenk taşı olan ilk sevgiliyi, uzun bir iç diyalog tadında bizlerle paylaşıyor. Belki de yetmiş yaşına kadar aile fertleri hakkında açık açık yaz(a)madıktan sonra, son bir gayretle zehrini akıtıp huzura erme çabası onunki. Kafasının içinde dolaşıp duran ve hiç susmayan iç sesini susturmaya çalışıyor belki. Bir nevi ‘cin çıkarma’ eylemi denebilir pekala; zaten yazmak başlı başına bir ‘cin çıkarma’ eylemi değil midir?
Devamını Okuyun